Sesimi duyan var mı?


Ne çok mesaj var, öyle değil mi, ne çok gürültü... Ne zor artık fark edilmek, sesini duyurmak, anlaşılmak...

Eskiden talep ederdik bilgiyi, peşinden koşardık... Radyoyu açar, duymaya çalışırdık dünyadaki gelişmeleri... Ezberlerdik radyodaki o sesin söylediği her şeyi...

Sonra televizyon geldi... Sihirli kutu... Küçücük bir köye dönüştü dünya... Sınırlarımız gittikçe genişledi... Başka hikayeler, başka hayatlar, başka kültürler, başka diller, başka insanlar... Haberler aldık, bazen de haber olduk... Günden güne büyüdü dünyalarımız... Sesler artmaya, görüntüler hızla geçmeye, bilgiler sel olup üstümüze akmaya başladı...

Günümüzde artık öyle çok ki iletişim mecraları, selde boğulmadan ayakta kalmanın yollarını arıyoruz... Gazeteler, dergiler, yüzlerce televizyon kanalı, radyolar, cep telefonları... Ve nihayet, dünyayı tamamen değiştiren internet..

Farkında mısınız, günde ne çok mesaja maruz kalıyoruz... Televizyonda, radyoda, internette, maillerimizde, gazetelerde, dergilerde, billboardlarda, adım attığımız kaldırımda, alışveriş yaptığımız markette, metroda, metrobüste, takside, karşımızdaki binada, apartman girişinde, sokakta, kafede...

Her yerde kuşatılmış durumdayız... Bağırıp duruyor markalar, zihnim pazar yeri sanki... Tüm mesajlar, tüm bilgiler birbirine karışıyor...

Cılız bir çocuğa dönüşüyor günden güne tüm markalar, çaresiz çığlık çığlığa bağırıyorlar; "sesimi duyan var mı?"...

Bana sadece bir fısıltı ulaşıyor, belli belirsiz...

Öyle çok ki gürültü, duyamıyorum...

Siz, duyabiliyor musunuz?


Yorumlar

  1. Gerçekten de öyle Silva, müthiş bir çılgınlık yaşanıyor. Tenhalık özlenir oldu. Öz, özlenir oldu. Ne kadar çok sesler var ama ne kadar çok anlaşılmazlık da yaratıyor. Sürekli üretmenin muhteşem yenilgisi olmalı:)) Az ve öz; kulağa çok güzel geliyor:))

    YanıtlaSil
  2. ''Sahip olduğumuz şeyler zamanla bize sahip oluyor.'' Yaptığım seçimler benim değil artık. Ruhum global bir işgal altında ve ben en çok kendi sesimi özledim bunca gürültünün içinde.
    Teşekkürler...

    YanıtlaSil
  3. İnanılmaz bir baskı var üzerimizde. Küçücük karanlık bir odaya saklansanız bile bu kaostan kaçış yok artık.

    YanıtlaSil
  4. Güven:
    Evet, ne kadar çok ses, o kadar az anlaşılma olasılığı... Medya, belki uzakları yakın etti ama özü de uzaklaştırdı galiba...

    YanıtlaSil
  5. Can:
    "Sahip olduğumuz şeyler, zamanla bize sahip oluyor." ne anlamlı ve uyarıcı bir sözdür sahiden...

    "Yaptığım seçimler benim değil artık." ürkütücü ama doğru...

    Bu arada, Can ismini çok severim:)

    YanıtlaSil
  6. Aslı:
    Baskı altındayız, evet:(

    Kendi dünyalarımızı yaratmak, bu kaostan biraz olsun kaçmak mümkün müdür? Mümkün olsa keşke, değil mi?:)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gerçeğe Çağrı! İyi bir aksiyon filmi...

Harika bir aksiyon filmi...

Çünkü sana değdiğinden beri ellerim, bütün kış dallarımda tomurcuklar var...