Kayıtlar

Şubat, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Şaşırtıyor mu hayat seni?

Hayat; bir göl kenarında durup, izlemek gibidir suya yansıyan yüzünü…
Gördüğün gitmezse hoşuna, birazcık karıştırır suyu, o bulanıklıkta kayboluverirsin…
Ama yine de,
Bir kez uyandıysan, uyuyormuş gibi davranmak kadar sahtedir,
Bulandırdığın sularda yiten seni unutup, yeni nedenlerin peşine düşmen…

Kabul etmesi zor, biliyorum…
“Hoşlanmadığım bunca sonucu nasıl ben yaratırım?” diyen sesin, sanki benim sesim…
Başkalarını anlamaktan çok daha zor galiba, insanın kendisini anlaması…

Silva Demirci

değer bilmek...

ya biz, binde bir karşımıza çıkan dostluk,
arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz?
akşamüstünün bir saatinde,
yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz,
omzumuza dolanan bir kolun,
başımızı yaslayabileceğimiz bir omzun,
belimizi kavrayan bir elin,
uzun yollara dayanıklı aşkların sahibi karşımıza çıktığında
tanıyabiliyor muyuz onu, değerini biliyor,
biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz?

yoksa hayatı sonsuz, fırsatları sayısız sanıp
kendimizi hep ilerde
birgün karşılacağımızı sandığımız bir başkasına
bir yenisine ertelerken
hayat yanımızdan geçip gidiyor mu?

karşımıza erken çıkmış insanları yolumuzun dışına sürerken
bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz?
hayat her zaman cömert davranmaz bize,
tersine çoğu kez zalimdir.
her zaman aynı fırsatları sunmaz,
toyluk zamanlarını ödetir.
hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların,
eskitmeden yıprattığımız dostlukların,
savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla
yapaya…