Kayıtlar

Ağustos, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Her Tercih Bir Vazgeçiştir

Her tercih başka bir şeyden bir vazgeçişmiş...

Enstruman seçmek için bir karar almam gerekiyordu. Ya keman çalacaktım ya piyano; ya flüt çalacaktım ya da akordeon... Olmadı, hepsini istedim, hiçbirinden vazgeçemedim.

Yıllar geçtikten sonra her enstrumanı iyiçalabiliyorum; ama hiçbirinde virtüöz değilim. Bir enstrümanla isim yapamadım. Ne kemanla tanınan bir eserim var, ne de piyanoyla... Bütün enstrumanları iyi çalıyorum, ama kimse tanımıyor beni.

Başarılı olmak için herşey değil, bir şey lazımmış. Başarı bir verişmiş; bir şeyi alabilmek için birşeyi vermek, diğerlerinden vazgeçmek gerekiyormuş. Keşke kemanı seçseydim ve diğerlerinden vazgeçseydim.

Karıma da hayatı zindan ettim, sevgililerime de... Hiçbirinden vazgeçmedim. Yani... Evlilik sadece birisi için karar almak ya, diğerlerinden vazgeçmek... İşte evlenirken ben bunu anlamadan evlenmişim. Evlendikten sonra başka kadınların da olduğu bir hayatı yaşamaya devam ettim. İçlerinden bazılarını daha çok sevdim ama ne onlardan birinde, …

İnsan ne zaman özgür olur?

İz bırakanda, iz bırakma kaygısı sona erdiğinde özgürlüğüne kavuşur insan...

Silva

Yardım

Yardım et, diyorsun...
Susuyorum...
Kızıyorsun...

Nasıl anlatsam, bu yolculuğa herkesin tek başına çıkmak zorunda olduğunu... Karanlık görünüyor yol, biliyorum ama o yolu aydınlatacak ışığın da sadece senin yüreğinde olduğunu... Gözlerini kapattığın sürece, ışığı göremeyeceğini yani asıl sorunun karanlık olmadığını nasıl anlatmalı...

Uğultu kesilmeden, sessizlik gelmez... Sesler kesilmeden, yolculuk başlamaz... Yanına arkadaş aramaktan vazgeç... Aradığını, ancak kendi rehberliğinle bulabilirsin...

Sahi, kendinden neden bu kadar çok korkuyorsun?...

Silva

Neden hayatında biri yok diye soranlara...

Neden hayatında biri yok diye soranlara:
Hani bazen durakta belli bir otobüsü beklersiniz ya on dakika, onbeş dakika, yirmi dakika beklersiniz gelmez.
Bu arada başka alternatiflerde geçer ama binmezsiniz. Ne de olsa "beklemişsinizdir o kadar" boşa gitsin istemezsiniz.
Sormayın artık bana.!
Herhangi biriyle değil, beklediğime “değecek” olanla devam etmeliyim bu yola!.. Durakta yaşlanmak olsa da işin ucunda...
Can Yücel

Kurumsal siteler neden ölü?

Kurumların kendilerini ifade etme ve hedef kitleleriyle güçlü ilişkiler kurabilmelerinin en önemli arenalarından biri olan kurumsal web siteleri, dijital medyanın çok önem kazandığı günümüzde bile hala yeterince doğru ve etkin kullanılamıyor.

Bir yandan hem dünyada hem ülkemizde, gözler günümüzün popüler mecrası sosyal medyaya kilitlenmiş ve pazarlama dünyasının en önemli gündem maddesi bu konu olmuşken, diğer yandan pek çok kurumun web sayfasını bile yeterince aktif kullanamıyor olması, online PR çalışmalarında nerede olduğumuzun da küçük bir işareti.

Kurumsal sitelerin tasarım ve içerik konusunu başka bir tartışma konusu olarak bir yana bırakıyorum ancak bazı temel bilgiler ve güncellemeler var ki, hem kurumun imajını etkiliyor hem de medyanın işini güçleştiriyor.

Basın mensubu, güncel basın bültenlerine ve görsel materyallere kolayca ulaşabilir olmalı…
Medya mensupları zaman baskısı ve her zaman acil olan bilgi ihtiyaçları nedeniyle, en doğru bilgiye en hızlı biçimde ulaşacakları …

Ünlü kullanımında etki gücünü azaltan hatalar!

Son dönemlerde markalar, reytingi yüksek ünlülerin kapısında yatıyor. Özellikle de, en çok izlenen dizi oyuncuları, paylaşılamıyor. Ama bu isimler, reklamda ünlü kullanımında başarının temel kurallarını da alt-üst ediyor!

Aslında, markaların reklamda ünlü kullanımına başvurması değil sorun; elbette her firma, hedef kitlesine ulaşmanın en etkili yolunu aramalı ve eğer nitelikleri uygunsa, halkın beğenisini veya güvenini kazanmış ünlülerden, marka elçisi olarak yararlanmalı. Ancak, günümüzde mesele, marka için en doğru ünlüyü seçmek değil de, reklamda ünlü yarıştırmak sanki…

Sonuç; hızla tüketilen yüzler, marka-ünlü arasında doğru düzgün kurulamayan ilişkilendirmeler ve dolayısıyla çok para harcansa ve kısa sürede satışa katkısı sağlansa bile, hızlıca unutulup giden kampanyalar…

ETİNDEN DE SÜTÜNDEN DE…
Oysa ünlü desteği, sadece reklamla sınırlandırılacağına, pazarlama iletişiminin bütününde kullanılmasının yolları aransa hatta PR desteği ile marka-ünlü ilişkilendirmesi kuvvetlendirilse …

Bildiklerini anlat, ama aklı vermeye kalkma...

Bildiklerini anlat, ama aklı vermeye kalkma.
Anlatılanları iyi dinle, ama hepsini doğru sanma.
Sessiz kalmak, bir şey bilmediğin anlamına gelmez, çok konuşmak da çok şey bildiğini göstermez.
Herkesi kendine eşit gör, her kim olursa olsun bir insanı küçümsemek akılsızlık, çok büyük görmek de korkaklıktır.
Cesaret akıldan gelirse cesaret, bilgisizlikten gelirse cehalettir…

Mevlana Celaleddin Rumi