Kayıtlar

Ekim, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Çok iyi yönetilen bir KSS projesi: Çocuklar Gülsün Diye

Gülben Ergen’in önderliğinde başlatılan Çocuklar Gülsün Diye adlı sosyal sorumluluk projesi, başarılı iletişimiyle dikkatleri üzerine çekiyor. Bireysel bir hareket ile başlayan proje, pek çok kurumun büyük yatırımlarını bile gölgede bırakıyor. Projenin bu kadar yüksek ilgi görmesinde ünlü sanatçının rolü elbette çok yüksek. Ancak, proje sadece magazinel boyutuyla değil, iletişim stratejisi ile de ilgi çekici.

Gülben Ergen, son zamanların marka imajını en iyi yürüten isimlerinden biri bence. Ünlü sanatçı, Türkiye’deki pek çok sanatçının aksine, iletişim çalışmaları için profesyonel destek alıyor. Attığı her adım, söylediği her söz önceden planlanıyor. Sanatını beğenin ya da beğenmeyin ama Gülben Ergen imajını, tıpkı bir markanın imajını yönetir gibi, titizlikle yönetiyor.

“Çocuklar Gülsün Diye” her şeyi değiştirdi…
Üzerinden çok uzun zaman geçmedi aslında, kaset skandalı ile büyük bir kriz yönetmek zorunda kaldı sevilen sanatçı. Bu beklenmedik olay, kendisi için o güne kadar yürüttüğü m…

Bazı insanlar sadece sevmeyi bilir...

Evet, yaşadım, gördüm, öğrendim.
Sevgi ve aşk sadece tek kişi tarafından yaşanabiliniyor.
Aşkın karşılığı yok.
Bazı insanlar sadece sevmeyi bilir, karşısındaki sever mi sevmez mi hiç düşünmeden sever.
Hep bekler sevecek diye ve sonunda görür ki sizi kırmamak adına hatır için kendini zorlayarak karşılık verme çabasındadır.
Oysa ki herkes duygularında özgürdür ve kimse kimseyi zorla sevemez.
Kırgınlık olmaz aşkta.
Seviyorsan, gerçekten aşkını yüreğinde hissediyorsan, bırakacaksın sevgiliyi özgürce kanat çırpsın ve nerede, kiminle mutluysa, tadına vararak yaşasın...
Onun mutluluğunu uzaktan seyrederek yaralarını sarmayı da öğrenmek gerekir...

Aşkın Gözyaşları
Tebrizli Şems
(Sinan Yağmur)

Evren eski bir dostla buluşturduğunda…

Başka bir dünyadan, hayatıma usulca girdiğin o günden beri, yolculuğum çok daha keyifli… Daha kolay değil. Hayır, hiç kolay değil ama daha keyifli…

Sen ile ben arasında, adı konmamış, biçimi belirlenmemiş bir şey var… Ayrı gibi dursa da dünyalarımız, ruhlarımız kardeş… Sen gözlerimdeki yıldızlara büyülendin, ben hayatı sorgulatan sözlerine…

Hayatın sıradan akışında, bir sürü gelenek ve kurallar silsilesi altında ezilip büzülürken ben, tutup elimden başka bir hayata çekiverdin… Soluklandım, duruldum, huzur buldum…

Sen benim acıma dokundun; ben söylemeden daha bildin, çünkü acıyan yerin aynıydı… Merhemi sürerken yarama, sen de iyileşiyordun; gözlerine yıldızlar doluşuyor…

Derin bir yalnızlıkla acı çeken ruhlar, birbirini er ya da geç bulurmuş. Ve buluşma gerçekleştiğinde, bir daha asla bırakmazlarmış yüreklerinin ellerini… Tutunduk biz de kanatlarımıza sımsıkı; ayrı semalarda uçsak da, ayrı düşmedik hiç…

Senin dünyan başkaydı sanki ama eski bir dost gibi tanıdıktı kokusu… Başka kurallar…

Sosyal duyarlılık marka değerini yükseltiyor

Özel şirketlerin, kurumsal sosyal sorumluluk projelerine ve bu projelerin iletişim faaliyetlerine yaptıkları yatırımlar artarak devam ediyor. Çevre, eğitim, sağlık, kültür-sanat faaliyetleri, spor, vb. pek çok toplumsal konuya verilen destekler ile daha iyi koşullara sahip bir ülke olma yolunda ilerliyoruz. Elbette bu kurumlar da, hedef kitlelerinin kalbinde farklılaşıyor, daha saygın ve daha değerli hale geliyor. Yani “sosyal duyarlılık” hem kuruma önemli katkılar sağlıyor hem de toplumsal hayata…

Şöhret dünyası da “sosyal sorumluluk” kavramı ile tanışıyor…
Muhakkak ki, siz de fark etmişsinizdir. Son birkaç yıldır, kurumların yanı sıra, sanat ve eğlence dünyasının önemli isimleri de, toplumsal sorunlara gösterdikleri ilgi ile öne çıkıyorlar. Yurtdışında popüler isimlerin sosyal sorumluluk projeleri içerisinde aktif rol aldıklarını zaten biliyorduk ama ülkemizdeki bu gelişme, henüz yeni…

“Sosyal sorumluluk” bilincinin artmasındaki önemli nedenlerden biri, bilinirliğini ve saygınlığını …