Beklentiyi çok yükseltmek...

Bir hafta gecikmeli de olsa, izledim "Bir Zamanlar Anadolu'da"yı... Öyle iyi yorumlar dinlemiştim ki, galiba farkına varmadan beklentimi çok yükseltmişim... İyiydi evet ama anlatılan kadar değil...

Özellikle gece çekimlerini çok beğendim... Karakterler de güçlüydü... Herkes muhtarın oyunculuğunu övdü ama ben doktoru (Muhammed Uzuner) çok beğendim...

Senaryo çok iyi değildi, sürpriz yoktu, hikaye bilindikti... Ama gündelik hayatta sıkça karşılaştığımız diyaloglar, çok güzel işlenmişti... Zaten filmin akıcılığını da bu sağlıyordu bence...


Kısacası, Bir Zamanlar Anadolu'da, çok iyi bir senaryo olmadan da, iyi çekimler ve hayatın içinden kesitlerden sağlanan gerçekçilik ile izlenebilir bir film yaratmaya başarılı bir örnek...

Mutluluk veren üçlü...
Bu sabah, beni (annemin yaptığı Pazar gözlemelerinden sonra) en çok mutlu eden kahvaltı üçlüsünü davet ettim soframa... Simit, peynir ve domates!:)... Salatalık da olabilir ama şart değil...

Birleşince tatları, nasıl da güzel bir lezzet çıkıyor ortaya... Ama tabi, lezzetin iki sırrı var. Birincisi, simit sıcak ve çıtır çıtır olacak... İkincisi, peyniri tam yağlı ve yumuşacık olacak... Yanında, güzel bir çay...

Mmmmmmmmmm.... Enfes... Enfeeeeessss....

(Fotoğrafta da bir üçlü olduğunu, yazıyı tamamladığımda fark ettim... Gerçekten ilgisi yok:))) 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gerçeğe Çağrı! İyi bir aksiyon filmi...

Harika bir aksiyon filmi...

Çünkü sana değdiğinden beri ellerim, bütün kış dallarımda tomurcuklar var...