Bazı kayıplar vardır, öyle büyüktür ki yarattığı boşluk, çırpınıp durursunuz yerini doldurmak için... Nafile... En umutlu olduğunuz varlıklar bile, alıp o kaybın yerine koyduğunuzda tuhaf bir hafifliğe erişir, boşalır sanki içi... Bazı sözler vardır, derin ve anlamlıdır, güçlüdür, inandırıcıdır... Heyecanlandırır sizi, umutlandırır, yeniden gülümsetir yüreğinizi... O sözlerin yarayı sarmak için değil, gözünüzü boyamak için kurnazca kurulduğunu gördüğünüzde, içiniz buruk, hayal kırıklığınız sessizliklerinden bin kat daha büyük olur... Bazı anlar vardır, büyük bir anlama sahip... Üstünden değil 5 yıl, 5 bin yıl geçse de aklınıza düştüğü an bir fener gibi ışıldatır yüreğinizi... Sesleri cılız da olsa, bir yerlerde iyilik için, adalet için çırpınan yürekler olduğunu, yalnız olmadığınızı bilmenin huzuruyla doldurur yüreğinizi... Bazı çaresizlikler vardır... Yarattığınız hiçbir çarenin, çare olamadığı çaresizlikler... Derdinizi anlatmak için yüzyıllarca aralıksız konuşabilecek kada...
Bazen susmak, bağırıp çağırmaktan, kırıp dökmekten çok daha erdemlidir.
YanıtlaSilBazen susmak acı ile bütünleşip birleşme anıdır...
Bazen susmak, tüm savaşlara, erken ölümlere lanet okumaktır.
Bazen susmak, adaletin, hakkın dağıtılmadığı diyarlarda sürekli dalgalar yaratılan denizin yanık türküsünü de dinlemektir.
Bazen susmak, bir sürü şey söylemektir...
YanıtlaSilBazende susmamak gerektigini ogrendim
YanıtlaSilEvet. Karşınızdaki sizi duyabilecek haldeyse, konuşmak iyidir...
YanıtlaSil