Farkında ve mutlu bir yaşam için…

İnsanın en keyifli yolculuğu, kendisine yaptığı yolculukmuş... Zorlu ve bol tuzaklı bu yolculukta, her daim uyanık olmanız, kendinizi çok iyi gözlemlemeniz ve de dahası kendinizi sevmeye devam etmeniz çok önemli...

Bu yolculukta, kendime mırıldandıklarımı sizlerle de paylaşmak istedim, minicik de olsa bir değişim yaratma isteği ve heyecanıyla… İşte, kişisel yolculuğumda öğrendiğim, özümsediğim ve uygulamaya sokarak (kimisi üzerinde ise çalışmaya devam ederek) hayatımı daha da güzelleştirdiğim kurallarım:

Kural 1:
Kendini çok iyi izle, gözlemle. Ama psikopata da bağlama. Ufak-tefek şeylere takılma. Soruna dönüşebilecek detayları ise asla kaçırma!

Kural 2:
Duygularını sürekli yokla. "Gerçekten böyle mi? Sahiden bu mudur hissettiğim/istediğim? Alışkanlık veya ezber öğretilerden kaynaklı bir tepki mi veriyorum?"… Sor kendine, cevap seni rahatlatana kadar da durma. Bir sürü geçiştirme yanıttan sonra, doğruya ulaşacaksın.

Kural 3:
Kendine eziyet etme. Sev. Bağışla. Hoşlanmadığın özelliklerini, beğenmediğin yönlerini görmezden gelme. Gör ama bu yüzden kendini dövme. Böyleyim işte, ne yapalım, de... Sen o özelliklerinle barışıp, görmezden gelmekten vazgeçtiğinde, rahatlayacaksın ve hatta günden güne değişecek, daha bir güzelleşeceksin; göreceksin...

Kural 4:
Yaşadığın ve hissettiğin her ne ise, gerçek mi yoksa yaratılmış bir durum mu olduğunu asla bilemezsin. Tam şu anda, gerçeği bulduğunu zannettiğin tam şu anda, belki de en büyük düşü yarattın. Peki, ne fark eder? Sana iyi hissettiren hangisiyse, gerçeğin de o olsun... Ne dünün pişmanlıklarıyla ne de yarının kaygılarıyla öldürme günü…

Kural 5:
Yaratım gücü herkeste var. Herkes kendi hayatını ve kendi gerçekliğini yaratıyor. Ama sen, bunun farkında olan azınlıktan ol. Neler yarattığını gör, beğenmediklerini değiştir, beğendiklerinle övün. En önemlisi, yaratım yeteneğini hayatını bir sanat eseri gibi tasarlarken kullanmanın müthiş gücünü ve keyfini keşfet.

Kural 6:
İnsanları olduğu gibi kabul et. Olduğu gibi kabul edip sevmeye devam edebildiklerini tut hayatında. Değiştirmeye çalıştığın, değişir diye umut ettiğin insanlardan uzak dur; onlar sen istiyorsun diye değişmeyecekler. Ve unutma, sadece kendini gerçek anlamda değiştirmen mümkün… İnsanları değiştirmeye değil sadece oldukları gibi sevmeye çalış…

Kural 7:
Hayat, her an keyif alabileceğin onlarca seçenek sunar sana. Kötü olaylara odaklanıp, mutsuz hikayeler dinleyeceğine, gözlerini güzel detaylara dik. Mesela güzel bir çiçeğe, parıldayan güneşe, yağan yağmura, güzel gülümseyen bir insana, hoş bir müziğe, keyifli bir paylaşıma… Zihnin seni karamsarlığa ittikçe, sen inatla ışıltılı tarafa çevir yüzünü… Biraz Polyanna gibi görünebilirsin, hatta kimileri seni saf ve hatta biraz salak bile bulabilir; ne fark eder? Her iddiasına girerim, onlardan daha mutluyum…

Kural 8:
Sevmek, gülümsemek ve bağışlamak mucizevî bir iyileştirme gücüne sahip. Yüreğini öfkeyle, kıskançlıkla, kibirle, nefretle, hırsla ağırlaştırma. Sana zarar veren herkesi bağışla, kendine yaptıkların için kendini de… Ne yaptıysan yaptın, ne yaptılarsa yaptılar, geçti gitti işte… Bu anı, bu günü yaşa…

Kural 9:
Sahip olmadıklarını düşünüp üzüleceğine, sahip olduklarına bakıp şükret. Şükrettikçe barışacaksın kendinle, kaderinle, dünün, bugünün ve yarınınla… Şükrettikçe, ne çok şeye sahip olduğunu görüp, şaşıracaksın…

Kural 10:
Günün birinde, sahip olduğun her şeyi kaybedebilirsin. Haksızlığa uğrayabilir, hata yapabilir, yoksul düşebilir, yapayalnız kalabilirsin… Ama öyle bir güce sahipsin ki, kimse ona dokunamaz. Dışarıda değil çünkü içinde o senin… Sen, tüm gerçekliğini, yeniden yaratabilirsin… Korkma, dilediğin gibi yaşa...

Yorumlar

  1. İnsanın kendi yolculuğundaki zanatı; kuyumculuğa benzetiyorum. Çok hassas terazi kullanmak gerekli. Aslında, uyuşuk, hadi canım sendeci ve pişmanlıklarla, keşkelerle dolu bir insan olmaktansa o zorlu ve hassas yolculuğu denemeli insan. :))

    Kuralların çok ilgniç ve çoğu bilindiği halde pratiğe geçme korkuları var. 10.kural; muhteşem:))

    YanıtlaSil
  2. İnsan bir kere yola çıktı mı, yani farkında olarak yaşamaya başladı mı, artık bir daha geriye dönmesi mümkün değil galiba... Yüreğinin sesini duymuyor gibi yapsa bile, çaresi yok, huzursuzca debelenir ortalıkta ruh...

    Bu nedenledir ki, en iyisi, doyasıya yaşamaktır... Tam o anda, tam hissettiğimiz gibi... Öncesiz... Sonrasız... Ne dünün hesaplaşmaları ne yarının kaygıları... İçimizden geldiği gibi, özgürce... Çünkü tüm gerçekliği bilen, bilinçten daha güçlü bir öz'e sahibiz her birimiz...

    Haklısınız. Konuyla ilgili bir sürü kitap, bir sürü kural, bir sürü öğreti var... Ama bunlar benim kendime seçtiğim / belirlediğim kurallarım. Ve kendimce, olabildiğince uygulamaya çalıştığım... Her zaman beceremiyor olsam da, "benim hala umudum var":)

    :)10. kuralım, umudumu asla kaybetmemem, düşersem yeniden ayağa kalkacak güce sahip olduğumu ve asla yalnız olmadığımı/olmayacağımı hatırlatmak üzere yazıldı... Bana da iyi hissettiriyor. Beğenmenize sevindim...

    YanıtlaSil
  3. Milyar sayıdaki insanların milyar sayıda "debelenen ruhları" var.görüyoruz. Ruhların debelendiğine, eziyet çektiğine tüm kalbim ile inanıyorum. Çünkü bizim varoluşumuzun esas sebepleri ve gerçek yaşam biçimlerin bunlar; bu görüntüler değil, diye düşünüyorum. Biz, düşünen, seven, aşık olan, uzayı sorgulamaya çalışan insanoğlunun sıkışmış olduğu köşe; ruhların hızla öldüğü köşedir diye düşünüyorum.

    Sürekli genişleyen hiçbir teknolojinin hızınar erişemeceği uzayı düşündüğüm zaman; ne dünyevi kargaşa, ne üç fazla, üç eksik; ama insanca yaşama hakkını ve kararını da unutmadan yol almayı; nedense özel bir ayrıcalık ve özel bir kayrılma gibi algıladım:)) Birileri; tanrılar beni kayırıyor mu diye algıladığım çok olmuştur:)) Aslında, midemizden çok beyne, öze hizme edip beslediğimizde tüm insanlar çok özel görüntüler ve uygulamalar içine giriyor. Her şey bir sanat eseri görünümünde; vahşet, masallarda yaşanmış hale dönüşmesi içten bile değil halbuki...

    Evet, 10.kural; insana kaharmanca düşünmeyi ve kabul etmeyi öğretiyor. Aslında hayatın sürpizleri başımıza gelen farklılıklarda gizli. O farklılıkları 10.kural felsefesi ile agılayan birey; belki bir şair, belki bir yazar, bir ressam, bir filozof ruhunu da davet ediyor; en güzel ödül olarak.

    Sanırım meydanı boş buldum ve birden tüm düşünceleri yazmak istedim:))

    YanıtlaSil
  4. :) Derin konulara, güzel bir giriş olmuş... Ve de meydanı size bırakmak keyifli olmuş... Hayatı ve insanı sorgulayan, düşünen, paylaşan insanlarla tanışmak ne güzel... Görünen o ki, daha paylaşacak çok sözümüz var...

    YanıtlaSil
  5. tam da hayat yorgunluğunun üstüne iyi oldu bu kuralları okuduğum.

    YanıtlaSil
  6. :) Ben de yoruldukça, dönüp okuyorum... Unutmamak ve hayatın sıkıntılarında boğulmamak için... Sizi de keyiflendirdiğini umarım...

    YanıtlaSil
  7. kural 10 yaşamış canlı şahidiyim:) ve her halime çok şükür.
    Silva hanım,harika bir keşif elinize,yüreğinize sağlık... inş.devamı olacaktır değilmi??? sevgi ve saygılarımla :)

    YanıtlaSil
  8. Kural:10 birebir yaşamış ve içimdeki gücü keşfetmek için,onu nasıl faydaya cervireceğimi öğrenmek için kayıblar kötü günler yaşamalıydım....Kayıplarım ve kötü günlerim için de şükrediyorum... yoksa nasıl öğrenecektim,keşfedecektim varlığımı gücümü...Elinize yüreğinize ve tabiki paylaşıp bir nebze nefes olduğunuz için tşklr.
    Sabırsızlıkla devamını bekliyorum... Sevgiler Saygılar....

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gerçeğe Çağrı! İyi bir aksiyon filmi...

Harika bir aksiyon filmi...

Çünkü sana değdiğinden beri ellerim, bütün kış dallarımda tomurcuklar var...