Belki de...

Belki de düşündüğüm gibi değil hiçbir şey,
belki de kumdan bir kaleydi, rüzgar esti, dağıldı…
Belki de tatsız sürprizler, yazgımın uyarışları sadece,
duymamak için kulaklarımı sıkı sıkı kapattığım…

Dudaklarından dökülen sözler, duymayı dilediklerim değil,
belki de ayılmalıyım artık yıllardır süren bu büyülü sarhoşluktan…

Öyle çok gürültü var ki, duyamıyorum yüreğimin sesini,
izleri kaybettim, yol alamıyorum…
Gerçek ne, doğru hangisi, uzağa mı düşüyorum, yakına mı;
neden hiç ipucu bulamıyorum?...

Bir karar ver artık diyor içimden bir ses, bir seçim yap…
Bırak planlar yapmayı, tam da şu anı yaşı diyor diğer ses…
İkisi de çok mantıklı geliyor, ikisini de dinlemek istiyorum
Ve işte yine askıda hayatım, öylece beni bekliyor…

Belki de yazgımla savaşıyorum, tıpkı yel değirmenleri ile dövüşen Don Kişot gibi...
Belki de kabullendiğimde ve vazgeçtiğimde savaşmaktan, daha kolay olacak yolculuk…
Neden, hala bulamıyorum, ruhumu dinginliğe kavuşturacak o cevabı?...

Eylül 2009

Yorumlar

  1. Yazgının savaşı çok çetin olmuş;centilmence, nazikçe... Keşke bütün savaşlar böyle olabilse... Yine güzel bir klasik; hiç huzura giden yolun yolcusu; bütün sokakları, caddeleri, dağları, ovaları,vadileri geçecek; Belli. Bedenin hiç bitmeyecek sokakları, caddeleri ve vadileri...

    YanıtlaSil
  2. Ayşe Hanım çok teşekkür ederim:)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gerçeğe Çağrı! İyi bir aksiyon filmi...

Harika bir aksiyon filmi...

Çünkü sana değdiğinden beri ellerim, bütün kış dallarımda tomurcuklar var...