Aşk, sevgi, evlilik ve annelik üzerine…

İnsanın aklını başından alan, bazen mutluluktan sarhoş eden bazen hırpalayan ve hiçbir mantıksal gerekçeye dayanmayan aşk… Bitmeyen rekabetler, yoran ve hatta tüketen saplantılar, kıskançlıklar, sınamalar, oyunlar…

Anlayışla, hoşgörüyle, sabırla, güvenle, huzurla beslenen ve günden güne köklenip büyüyen sevgi

Büyük sorumluluklar ve özveriler gerektiren, evlilik

Kadını tamamen başkalaştıran ve belki de mutluluğun anahtarı olan annelik

Bütün bu kavramlar, Balzac’ın İki Yeni Gelinin Anıları kitabında, öyle incelikli ve çarpıcı bir dille işlenmiş ki, bir solukta okudum… Romanda, aşk ve evlilik ile ilgili fikirleri ve yaşamları birbirine tamamen zıt iki okul arkadaşının hikayeleri, birbirlerine yazdıkları mektuplar ile anlatılıyor…

1840’larda yazılan roman, sadece o döneme değil, aslında günümüze de ışık tutuyor…

Yine de, bilemiyorum işte; Renee gibi mi yaşamalı hayatı yoksa Louise gibi mi?

Aşkın dikenli yollarında, heyecanın ve tutkunun kollarında mı vermeli son soluğu yoksa sevginin güvenli ve huzurlu gölgesinde, anneliğin büyülü sıcaklığına mı bırakmalı yüreğini…


Yorumlar

  1. Biliyomusunuz ben bu kitabı iki sene önceydi sanırım aldım ve okudum..

    O zaman huzuru degilde tutkuyu seçmiştim. Şimdi öyle düşünmüyorum..

    YanıtlaSil
  2. İnsan çok değişken, değil mi?

    Benim de eğilimim huzurdan yana ama bazen kalbim efendim olur; karartırım gözümü...

    İçinden çıkılmaz bir bulmaca gibi bu ikilem...

    YanıtlaSil
  3. Okunacaklar listeme ekledim bile...
    2012 yi bulabilir ama istersen okuduktan sonra yorumlarımı paylaşırım seninle

    kalp kalp kalp

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gerçeğe Çağrı! İyi bir aksiyon filmi...

Harika bir aksiyon filmi...

Farkında ve mutlu bir yaşam için…