Sosyal duyarlılık marka değerini yükseltiyor

Özel şirketlerin, kurumsal sosyal sorumluluk projelerine ve bu projelerin iletişim faaliyetlerine yaptıkları yatırımlar artarak devam ediyor. Çevre, eğitim, sağlık, kültür-sanat faaliyetleri, spor, vb. pek çok toplumsal konuya verilen destekler ile daha iyi koşullara sahip bir ülke olma yolunda ilerliyoruz. Elbette bu kurumlar da, hedef kitlelerinin kalbinde farklılaşıyor, daha saygın ve daha değerli hale geliyor. Yani “sosyal duyarlılık” hem kuruma önemli katkılar sağlıyor hem de toplumsal hayata…

Şöhret dünyası da “sosyal sorumluluk” kavramı ile tanışıyor…
Muhakkak ki, siz de fark etmişsinizdir. Son birkaç yıldır, kurumların yanı sıra, sanat ve eğlence dünyasının önemli isimleri de, toplumsal sorunlara gösterdikleri ilgi ile öne çıkıyorlar. Yurtdışında popüler isimlerin sosyal sorumluluk projeleri içerisinde aktif rol aldıklarını zaten biliyorduk ama ülkemizdeki bu gelişme, henüz yeni…

“Sosyal sorumluluk” bilincinin artmasındaki önemli nedenlerden biri, bilinirliğini ve saygınlığını artırmak yani daha değerli bir isme (markaya) sahip olmak isteyen ünlülerin, toplumun gözünde farklılaşmak ve kalıcı olmak için yeni yollar arıyor olması. Bu isimler, menajerlik hizmetinden farklı olarak, imaj ve konumlandırma konusunda da ya bir PR ajansından yahut bir PR uzmanından destek alıyorlar.

Tabi, yapılan pek çok araştırmada da ortaya konulduğu gibi, “toplumsal duyarlılık” kişi ve kurumların farklılaşmasında ve öne çıkmasındaki önemli etmenlerden biri. Toplumu ilgilendiren sorunlara gösterdikleri ilgi, onları sadece eğlence zamanı akla gelen insanlar olmaktan çıkarıyor. Hayatımızın içinde, hayatımız için çabalayan değerli insanlar olarak konumlanıyorlar…

Kısacası, son zamanlarda ünlülerin sosyal konulara duyarlılığının artmasının önemli nedenlerinden biri, bu tür çalışmaların imajlarına önemli katkılar sağlıyor olması. Nasıl ki ticari şirketlerin (hangi gizli ticari kaygıları taşıyor olurlarsa olsunlar) kurumsal sosyal sorumluluk projelerini destekliyorsam, aynı şekilde ünlü isimlerin de bu yönde attığı her adımı tüm kalbimle alkışlıyor ve bu sayının daha da artmasını diliyorum.

Örneğin geçtiğimiz aylarda ünlü şarkıcı Gülben Ergen’in başlattığı Çocuklar Gülsün Diye adlı kampanya, hem çocukların eğitimine katkı sağlıyor hem de sanatçının marka değerini artırıyor. Toplumsal konulara verdiği destek ile Sezen Aksu, Hülya Avşar gibi isimler de sıklıkla öne çıkıyor. Sosyal sorumluluk bilinci ile öne çıkan ve dikkatleri üzerine çeken son isim ise popüler sanatçı Tarkan…

Allianoi’ye Tarkan dopingi!
Şüphesiz ki medya; günümüzün, kamuoyu oluşturmadaki en önemli ve etkili gücü. Medyanın desteğini arkanıza almadan, bir değişim yaratmanız neredeyse imkansız!

İşte, yok olmak üzere olan, yeryüzünün bilinen en eski sağlık yurdu Alliano’nin hikayesi de, buna güzel bir örnek. Çevreciler, uzun zamandır Allianoi’yi kurtarmak için çabalıyorlardı, ne var ki, bir türlü medyanın ve ilgililerin dikkatini çekemiyorlardı.

Her şey birdenbire oldu…
Derken küçük bir şey oldu… Doğa Derneği ile beraber Allianoi’yi ziyaret eden ve burayı fotoğraflayan Tarkan, Facebook’taki sayfasında, “Allianoi yok olmasın” çağrısında bulundu.
Çevre Bakanı, Tarkan’ın bu işe “burnunu sokmasına” çok kızdı.
Bakan’ın tepkisinden kimse haz etmedi.
Derken, Allianoi birden meşhur oldu.
İşte bu, çevreciler için büyük bir fırsat oldu.
Bilinmez elbette ama ünlü sanatçı Tarkan ile Çevre Bakanı arasında yaşanan tartışma, Allianoi’nin kaderini belki de değiştirecek.

Medya desteği ile kazanılan büyük güç…
Merak ettim, konunun medya yansımalarını, MTM Medya Takip Merkezi’nin medya analistlerine analiz ettirdim. Tarkan öncesi ve sonrasında, medyada Allianoi ne kadar ve nasıl yansıma buldu, incelediler. İşte, o analizden ortaya çıkan dikkat çekici tespitler;
  • Haziran-Temmuz ve Ağustos aylarında Allianoi ile ilgili sadece 20 haber/yazı yayınlanırken, Tarkan’ın Eylül başında yaptığı açıklamanın ardından, 1-22 Eylül tarihleri arasında konuyla ilgili toplam 419 haber/yazı yayımlandı. Yani Tarkan, Allianoi’ye medyanın ilgisini tam 21 kat arttırdı.
  • Tarkan öncesindeki üç aylık süreçte gazetelerde konuya ayrılan alan sadece bir gazete sayfasını bulurken, Tarkan ile beraber gazete sütunları da Allianoi’ye açıldı, konuya tam 34 gazete sayfası kadar alan ayrıldı.
  • Allianoi’ye Tarkan desteğine basının yoğun ilgisi, konuyla ilgili haberlerin kişilere toplam 155 milyon kez ulaşmasını sağladı. Bu haberler ile kamuoyunda önemli bir bilinirlik ve farkındalık yaratıldı. Üç aylık süreçte basında yayınlanan haberler ile ulaşılan erişim ise sadece 7,5 milyonu bulabilmişti.
  • Haberlerin büyük kısmında Allianoi’nin adı; başlık, alt başlık, spot, fotoğraf gibi, okuyucunun fark etme ihtimali yüksek alanlarında kullanıldı.
  • 1-22 Eylül tarihleri arasında 81 köşe yazarı, toplam 112 defa Allianoi’yi ve Tarkan-Bakan tartışmasını köşesine taşıdı.
  • Konunun bu kadar ilgi görmesinin temel nedeni ise Bakanı’nın gafları oldu; “Allianoi diye bir yer yok!”, “Herkes bilmediği bir konuya burnunu sokarsa yanlış olur”, “Ben de şarkı söylemeye kalkarsam işler çok değişir” gibi açıklamalar, basının ve köşe yazarlarının sert eleştirilerine neden oldu.
Sonuç;
Tarkan-Allianoi-Bakan Eroğlu üçgenindeki gelişmeler ile beraber;
  • Tarkan, uzun yıllardır uzak kaldığı Türkiye’ye yeniden ve güzel bir dönüş yaptı. Toplumsal duyarlılığını ortaya koyarak, kalplerde iyi duygular yarattı.
  • Düne kadar çığlıkları duyulmayan Allianoi, birden ülke gündemine yerleşti. Bakan, kamuoyunu ikna etmeye çalıştı. Tepkiler durulmuyor, belki böylece Allianoi için yeni bir kader yazılır.
  • Bakan Eroğlu, sürecin bütününde sergilediği yaklaşımlar ve düşünceleri ile aydınlardan, çevrecilerden ve medyadan büyük tepki gördü. İmajı zedelendi. Oluşan negatif algıyı değiştirmek için röportajlar verdi, Allianoi’nin yok olma gerekçesini anlattı, anlayış istedi. Şu ana kadarki yansımalarda, olumlu bir duygu yaratamadığı görülüyor. Bundan sonrası, yeniden iletişime kalmış…
En önemli sonuç ise, günümüzün en önemli değerlerinden biri “sosyal sorumluluk” ve kim olursanız olun, toplumun kalbinde iyi duygular yaratarak farklılaşmanın yolu, toplumdan aldığınızın bir kısmını topluma geri ödemekten geçiyor…
Silva Demirci

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gerçeğe Çağrı! İyi bir aksiyon filmi...

Harika bir aksiyon filmi...

Çünkü sana değdiğinden beri ellerim, bütün kış dallarımda tomurcuklar var...