Çok iyi yönetilen bir KSS projesi: Çocuklar Gülsün Diye

Gülben Ergen’in önderliğinde başlatılan Çocuklar Gülsün Diye adlı sosyal sorumluluk projesi, başarılı iletişimiyle dikkatleri üzerine çekiyor. Bireysel bir hareket ile başlayan proje, pek çok kurumun büyük yatırımlarını bile gölgede bırakıyor. Projenin bu kadar yüksek ilgi görmesinde ünlü sanatçının rolü elbette çok yüksek. Ancak, proje sadece magazinel boyutuyla değil, iletişim stratejisi ile de ilgi çekici.

Gülben Ergen, son zamanların marka imajını en iyi yürüten isimlerinden biri bence. Ünlü sanatçı, Türkiye’deki pek çok sanatçının aksine, iletişim çalışmaları için profesyonel destek alıyor. Attığı her adım, söylediği her söz önceden planlanıyor. Sanatını beğenin ya da beğenmeyin ama Gülben Ergen imajını, tıpkı bir markanın imajını yönetir gibi, titizlikle yönetiyor.

“Çocuklar Gülsün Diye” her şeyi değiştirdi…
Üzerinden çok uzun zaman geçmedi aslında, kaset skandalı ile büyük bir kriz yönetmek zorunda kaldı sevilen sanatçı. Bu beklenmedik olay, kendisi için o güne kadar yürüttüğü marka iletişiminde önemli bir tehditti; krizi iyi yönetti, sonrasında biraz sessiz kaldı, derken evlendi, anne oldu, ortalık duruldu, olay unutuldu…

Bu süreçte çok göz önünde durmadı ama özellikle genç hayran grubuyla iletişimini sürdürdü. En büyük fanclublardan biri Gülben Ergen’indir mesela. Gençlere hep yakın oldu, onlarla bir araya geldi, onlara kendini anlattı, katıldığı programlarda, konserlerinde onları öne çıkardı. Sahnelerden uzak durdu ama kendisini unutturmadı…

Ve bu sene, uzun zamandır devam eden sessizliğini sürpriz bir proje ile sona erdirdi. Yurt dışındaki sanatçıları örnek almış, önemli bir sosyal sorumluluk projesine öncülük ediyordu: “Çocuklar Gülsün Diye”… Anneydi, anaokulu çağındaki çocukların gelişimini destekleyen bir eğitim projesiyle; güvenilir, samimi, sıcak, azimli ve farklı bir kimlik ortaya koydu…

Mart sonunda başlayan proje, çok kısa sürede, önemli bir bilinirliğe ve başarıya ulaştı. Bunda kendisine yol arkadaşlığı yapan iletişim uzmanları Feride Edige ve Elvan Oktar’ın rolü büyüktü elbette. AÇEV’in de desteğini alan ünlü sanatçı, başarılı bir iletişim stratejisi ile örnek bir proje ortaya çıkardı.

“Çocuklar Gülsün Diye” medyanın en çok ilgi gösterdiği dördüncü KSS projesi…
Gülben Ergen’in başarısındaki temel etkenlerden biri de, medyadan aldığı destekti. MTM Medya Takip Merkezi’nin Türkiye’de yürütülen tüm kurumsal sosyal sorumluluk projeleriyle ilgili yaptığı medya araştırmasını incelediğimizde de, Çocuklar Gülsün Diye kampanyasının başarısı net bir şekilde ortaya çıkıyor. Araştırmaya göre 2010 yılında, Gönül Köprüsü (Turkcell), Kardelenler (Turkcell), Aile İçi Şiddete Son (Hürriyet) kampanyalarından sonra basının en çok yer verdiği dördüncü proje, Çocuklar Gülsün Diye projesiydi. Bireysel hareket ile yürütülen bir projenin bu denli ilgi ve destek görüyor olması, başarılı iletişimin de önemli göstergelerinden biri.

Türkiye’nin toplumsal hayata katkıları ile dikkatleri üzerlerine çeken ve en başarılı basın yansıması sağlayan ilk beş kurumu Turkcell, Türk Telekom, İş Bankası, Hürriyet Gazetecilik ve Koç Holding çeşitli alanlardaki projeleri ile gazete ve dergilerde yer bulurken, Çocuklar Gülsün Diye projesi ise bireysel olarak yürütülen tek sosyal sorumluluk kampanyası olarak bu kurumlar arasında yerini alıyor.

Gülben Ergen’in önderliğinde yürütülen projenin kısa zamanda sağladığı yüksek bilinirlikte, yürütülen iletişim faaliyetleri kadar, sanatçının kişisel özelliklerinin de etkisi büyük. Örneğin bu proje için başından beri gençlere güvendiğini dile getirdi ünlü sanatçı. Onlarla zaten güçlü bir iletişimi vardı. Üniversiteleri ziyaret etti, onlardan destek istedi. Gönüllü abla-ağabey ağı oluşturdu. Yerinde ziyaretlerin yanı sıra, sosyal medyada hedef kitlesiyle iletişimde sürekliliği sağlayarak projeyi hep gündemde tuttu.

Gülben Ergen, sosyal medyanın aktif ve popüler kullanıcısı…
Türkiye’nin Twitter’da en popüler ve en fazla takipçisi olan üçüncü ismi olan Gülben Ergen, Facebook’ta da büyük bir kitle tarafından izleniyor. Ünlü sanatçının fanclub sitesi ve www.cocuklargulsundiye.org siteleri güncellenme sıklıkları ile dikkat çekiyor. Yani Gülben Ergen geleneksel medyadan büyük destek alıyor ama aynı zamanda sosyal medyada da kişisel medyasını oluşturmuş ve yüksek erişimlere ulaşmış durumda. Sosyal ortamda aktif olarak faaliyet gösteren ünlü sanatçı, oluşturduğu büyük takipçi kitlesi sayesinde sesini tüm kurumlara hızlıca duyurabiliyor ve projesine destek sağlayabiliyor.

Sosyal medyadaki başarılı iletişiminin son örneği ise habersiz gittiği Mardin’de ziyaret ettiği okulunda karşılaştığı eksikler karşısında hissettiği üzüntüyü, Twitter hesabında samimi bir dille dile getirmesinde ve hemen sonrasında medyada bulduğu yankıda görebiliriz. Çıkardığı ses öyle büyük oldu ki, Milli Eğitim Bakanlığı bu baskıya hızlıca yanıt verip, sorunları giderme sözü verdi. Pek çok kuruluşun büyük çabalar harcadığı halde sesini duyuramadığı veya yanıt alamadığı kurumlar, Gülben Ergen’in hem geleneksel medya hem de sosyal medyadaki iletişim gücü karşısında mucizevi hızda refleksler gösteriyor. Bu da hem ünlü sanatçıya hem de projeye büyük bir güç katıyor.

Güçlü iletişim yeteneği… Hassas, kararlı, titiz… Kampanyanın takipçisi…
Projenin sözcüsü Gülben Ergen, bütün röportajlarında aynı mesajı veriyor; ne istediğini bilen, yürüttüğü projenin her detayıyla ilgilenen, sorumluluk üstlenen, hassas, duygusal ama güçlü ve kararlı… Sadece parayı verip, kenara çekilmiyorum, aynı zamanda sürekliliği için de sorumluluk alıyorum, diyor. Okulun servisinden, yangın söndürme cihazına, halının renginden kullanılan oyuncaklara varıncaya dek her detayı ile ilgilenen ve bu detaylara titizlikle dikkat çeken ünlü sanatçı, bağışçılar nezdinde de güvenilir bir imaj yaratıyor. Böylece, projeye her geçen gün daha da büyük destekler sağlıyor.

Sonuç olarak, talihsiz bir olayla karşı karşıya kalan ve önemli bir krizi yönetmek zorunda kalan Gülben Ergen, iyi kurgulanmış ve planlı bir iletişim çalışmasıyla hem izlenimleri pozitif olarak değiştirdi ve ülkenin en güvenilen sanatçıları arasında üst sıralara yerleşerek kişisel markasını güçlendirdi hem de toplumsal hayata sağladığı katkı ile Türkiye’nin dev kurumları arasında kendisine yer açtı.

Gülben Ergen, azmini ve kararlığını koruyabilir ve PR’ı bu başarıyla sürdürmeye devam ederse, Çocuklar Gülsün Diye projesi ile rekor bir başarıya imza atacak. Benim öngörüm, Türkiye’nin bireysel yürütülen sosyal sorumluluk projeleri arasında Gülben Ergen’in, ismini ilk sırada yazdıracağı yönünde… Bekleyip, görelim…

Silva Demirci

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gerçeğe Çağrı! İyi bir aksiyon filmi...

Harika bir aksiyon filmi...

Çünkü sana değdiğinden beri ellerim, bütün kış dallarımda tomurcuklar var...