Reklamda yaratıcılığımız ne düzeyde?

Son zamanlardaki en popüler gündem konumuz, reklamlarda yaratıcılığın artması. Her gün yeni bir örneğini keyifle izliyoruz. Geçtiğimiz hafta Eurobest’te aldığımız ödüller, bu düşüncemizin hiç de yersiz olmadığının en son göstergesi.

Eskiden reklam kuşağı çıkar çıkmaz zaping yapılırken, reklamda artan kalite nedeniyle bugün artık, hiç de azımsanmayacak büyüklükte bir grup, reklam izlemekten keyif alıyor. Bu gruba ben de dahilim; hem değişen trendleri takip ediyor hem de eğleniyorum.

Ancak gözüme çarpan bazı örnekler var ki, reklam sektöründeki gelişmelerle örtüşmüyor. Sanmıyorum ki, reklama koca koca bütçeler ayıran bu markaların amacı, hedef kitlelerini kızdırmak olsun ama filmleri kime sorduysam benzer tepkiler aldım. Benim kendi çevremde yaptığım minik analiz bile pek çok ipucu verirken, reklama ciddi miktarda paralar ayıran bu markalar, acaba eleştirilere kulaklarını mı kapatıyor?

Oysa bu tepkileri görmek için internette kısa bir gezinti bile yeterli. Bildikleri başka şeyler var ki, ısrarcı davranıyorlar. İzlerken rahatsızlık duyduğum bu reklamlar çıktığında, ben çözümümü başka kanallara geçmekte buldum. Marketlerde, bu ürünlerin yer aldığı reyonlar ise beni hiç cezbetmiyor.

Mentos’un son reklamı kadınlara hoş gelmiyor
Kendini, “Kıpır kıpır, modern, yaratıcı, eğlenceli tarzıyla gençlere hitap eden bir marka” olarak tanımlayan ve hedef kitlesinin, “fikirlerini paylaşmaktan hoşlanan, özgürce kendini ifade edebilen, aktif bir kitle” olduğunu açıklayan Mentos, reklam stratejisini beğendiğim markalardan biri. Markanın çok yaratıcı reklamlara imza attığı hepimizin malumu. Reklamlarını “komiklik” üzerine kuran ve her reklamda yaratıcı işlere imza atan marka, eğlenceli bir ürün olarak hafızalara yerleşiyor.

Ancak son reklamı -hani şu öpüşen bir çiftin rol aldığı-, beni ve gördüğüm kadarıyla pek çok kadını, sadece kızdırıyor. Çamaşırhanede öpüştüğü kadını döndürüp döndürüp sonra yere yapıştıran adamın keyifli ifadesi, kimleri eğlendirir, bilemiyorum. Bence marka, bu reklamdaki espri anlayışını bir an önce gözden geçirmeli…

Bu reklamdaki mantık hatası komik bile değil…
Yıllardır ACE’yi çantasında taşıyan ve olur olmadık yerlerde ortaya çıkan Ayşe Teyze’den sonra, şimdi de hayatımıza nerden çıkardıklarını bilemediğimiz, Perwoll taşıyan insanlar girdi. Üstelik reklamlar hep benzer repliklerden oluşuyor; “üzerindeki giysi yeni galiba?” sorusuna, “hayır, yeni değil; Perwoll Siyah Sihir ile yıkandı” soru ve cevabı, reklamın girişini oluşturuyor. Devamında sorulan “sen nereden biliyorsun?”un cevabı ise “çünkü o benim oğlum” veya “çünkü o benim erkek arkadaşım” oluyor…

Son reklam filmi ise hepsini aşmış; bu sefer soruya verilen yanıt, “çünkü ikizler her şeyi paylaşır”. Bunun üzerine erkek kahraman şaşkın ama mutlu bir ifadeyle “her şeyi mi?” der…
Bu cümleyi yorumlamak ise hayal gücümüzün genişliğine kalıyor.

Avea ve Vodafone reklamlarındaki benzerlik
Üç markanın faaliyet gösterdiği GSM operatörleri sektöründe, iki tanesinin reklam filmlerindeki benzerlik, sizin de dikkatinizi çekiyor mu? Şafak Sezer’in oynadığı Vodafone reklamlarında, aşık olunan kız operatörünü değiştiriyor ve kahramanımızın dünyası yıkılıyor…
Ozan Güven ile Melis Birkan’ın rol aldığı Avea reklamlarında ise yine iki farklı operatörü kullanan bir çiftin, bir türlü başlayamayan aşk hikayesi anlatılıyor…
Her ikisi de farklı operatörün engellediği aşkı konu ediniyor, her ikisi de sevimli ve mizahi bir dil kullanıyor.

Turkcell de bu iki operatöre katılır ve aynı konuyu ekranlara taşırsa, üçgen tamam olacak…

Sonuç olarak, ekranlarda gerçekten çok başarılı reklamlar izliyoruz artık. Birbirinden yaratıcı ve keyifli reklamlar. Ama iş sadece yaratıcılıkta bitmiyor. Reklamların hedef kitleyi olumlu etkilemesi, harekete geçirmesi ve tabi ki biraz da gerçekçi olması gerekiyor.

Bir de tabi, rakip markaların aynı stratejilerini kullanmaktan kaçınmalı ve farklılaşmanın yolunu bulmalı. Aksi halde, taklidin ötesine geçilemiyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gerçeğe Çağrı! İyi bir aksiyon filmi...

Harika bir aksiyon filmi...

Farkında ve mutlu bir yaşam için…