Zamanı geldiğinde...

Ne hesabını veremeyeceğim bir günüm oldu ne de vicdanımı lekeleyen bir geçmişim.
Ne hissettiysem onu söyledim, onu yaşadım.
Yaşadığım bir tek andan bile pişmanlık duymadım.
Asla keşkelerim olmadı.
Sevdiysem sonuna kadar gittim, bitirdiysem öldürse de hasreti geriye dönmedim.
Bazen çok kırıldım, bazen belki de kırdım.
Ama hata insana mahsustur dedim.
Affettim, af diledim.
Kimileri birden fazla kırdılar kalbimi ama ben onları yine de affettim.
Onlar belki beni saflıkla yargıladılar.
Belki de içten içe sinsice güldüler bana.
Ama asıl unuttukları şuydu,
Ben aldanmadım.
Aldanan her zaman kendileri oldular ama bunu anlayamadılar.
Bir insan kaybının ne olduğu bilemedikleri için,
Kaybetmek onlar için bir alışkanlık haline geldiği için…
Oysa ben hiç insan kaybetmedim…
Sadece zamanı geldiğinde vazgeçmeyi bildim o kadar…

(Not: Yazının sahibi kim, bilmiyorum... Kovaladım da peşini ama sağlıklı bir bilgiye ulaşamadım. Bu nedenle izinsiz yayınladım, sahibinin affına sığınıyorum... Öyle güzel dile getirmiş ki hislerimi, paylaşmadan edemedim...)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gerçeğe Çağrı! İyi bir aksiyon filmi...

Harika bir aksiyon filmi...

Çünkü sana değdiğinden beri ellerim, bütün kış dallarımda tomurcuklar var...